Mustafa DOĞAN tarafından yazıldı. Pazar, 28 Ağustos 2011 05:30
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
Bayramların toplum hayatımızda üstün yeri ve eşsiz değeri vardır. Bayram günleri toplum şuurunun bütünleştiği, fertlerinin kaynaşıp kucaklaştığı seçkin günlerdir. Hayatın bitmek tükenmek bilmeyen sıkıntıları içinde bunalan, bitkin ve yorgun hale gelen insanları bayramlar dinçleştirir ve çalışma azimlerini arttırır. Akraba ve komşularla olan ilişkileri kuvvetlenir, birlik ve beraberlik duyguları daha güçlenir. Bayram sabahı camilerimizi dolduran ve aynı duyguları paylaşan insanların birlikte ve içtenlikle Allah Teâlâ’ya yönelmeleri, O’ndan af ve bağış dilemeleri ayrı bir önem taşır.
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da günahlardan kurtulma ayı olan Ramazan’a ettik. Bu mübarek ayın toplumsal hayatımıza olduğu kadar manevi hayatımıza da etkisi büyük olmuştur. Bu ayda Cenabı-ı Hakkın emrine uyarak tuttuğumuz oruçlar, beş vakit namaza ilave olarak kıldığımız teravih namazları, okuduğumuz ve dinlediğimiz Kur’an gönüllerimizi cilalamış, ruhlarımızı yüceltmiş, kardeşlik duygularımızı pekiştirmiş, milli birlik ve beraberliğimizi doruk noktasına ulaştırmıştır.
Günümüz dünyasındaki keşmekeşliği gördüğümüz vakit bayramların ne kadar değerli olduğu anlaşılmaktadır. Bütün çirkinliklere bir set çekmektedir bayramlarımız. Bütün insanlığın mutluluğunu gaye edinen bir dinin, bayramları da insanların insanlıklarını hissetmeleri için ne kadar önemli olduğunu hepimiz anlamakta her halde güçlük çekmeyiz.Müminler dışında bu güzel feyzi tadacak şanslı başka bir millet yoktur.Bayramlar inananlar için sevinç günleridir,bağlılık günleridir,birlik beraberlik günleridir.
Bir ay boyunca marifet, rahmet ve günahlardan kurtulma ümidiyle teselli bulduk Fitre, zekât ve iftarı ile ekonomik boyutu olan; orucu, teravih, bayramı ile sosyal boyutu olan güzel günleri yaşadık ve geride bıraktık.Tabii ki Ramazan Ayında kazandığımız bu güzel hasletler sadece bu ayla sınırlı kalmamalı.Hayatımız boyunca tatbik etmeliyiz.Her günü bayram kabul edip ,o heyecanı bütün hayatımız boyunca yaşamalıyız.Tabiki bayramların ayrı bir zevki ve heyecanı vardır.Bayramlarımızın en özelliğinden bir daneside tabiî ki akaraba dost ve sevdiklerimizi ziyaret ederek eğerki varsa dargınları barıştırmaktır.Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde“İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız buyurmaktadır.”
Hep eski bayramlardan bahsederiz.Eski bayramlarımların özlemini çekeriz.Artık klasik bir cümle olan”nerde o eski bayramlar”yaşlımız gencimiz hepimiz kullanırız.Aslında bayramlarımız aynı bayram.Ama insanımız eski insanlar(gibi)değil. Tabiki günümüz şartları çok farklı.Ama şartlar ne olursa olsun dini geleneklerimizde vazgeçmeye bir neden değildir.Ekonomik nedenler küslerin barışmasına engel değildir,ekonomik nedenler saygı ve sevgiye asla engel değildir,ekonomik nedenler bir yaşlı amcanın gönlünü almaya elini öpmeye ve yahut bir çocuğun yüzünü okşamaya engel değildir.ekonomik nedenler dinimizin emrinden sapmaya asla engel değildir olması da mümkün değildir.Aslında hiç bir şey insanların birbirini sevmesine engel değildir.Köyümüzde bile artık o eski bayramları değil o eski insanları arar hale geldik.Eskiden köyümüzde arefe günü mezarlıklar ziyaret edilirdi(miş).yine ediliyor ,herkes evini önünü mahallesi temizliyor,herkes o heyecanı yaşıyor ama o eski insanlarımızın birbirlerine karşı sevgi saygısını günümüz insanında görmek mümkün değildir.
Birliği, beraberliği, sevgi ve kardeşliği emir eden Cenabı-ı Hak şöyle buyuruyor : ”Allah’a ve O’nun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin.”[1] ”Hepiniz toptan, sımsıkı Allah’ın ipine (Kur’an’a) sarılın. Parçalanıp ayrılmayın.”[2] ”Müminler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.
çağların en büyük insanı Hz. Muhammed (s.a.s)’de şöyle buyuruyor: ”İnsanlara merhamet etmeyen kimseye, Allah’ta merhamet etmez.”[4] ”Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini kardeşi içinde sevmedikçe iman etmiş olamaz.”[5] ”Birbirinize haset etmeyiniz. Birbirinizi aldatmayınız. Birbirinize buğuz etmeyiniz. Birbirinizin bitmek üzere olan pazarlığını bozmayınız. Ey Allah’ın kulları birbirinizle kardeş olun.
İnsan olarak bizler bir arada yaşamak mecburiyetindeyiz. Üzüntülerimizi paylaşmakla azaltır, sevinçlerimizi ise paylaşmakla çoğaltırız. İşte Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi en yüksek mertebeye çıkarmamıza vesile olan bir aydı. Vermiş olduğumuz sadakalar, zekatlar ve iftar sofralarında buluşmalar toplum olarak kaynaşmamıza çok büyük destek sağladı. Teravih namazlarında bir araya gelişlerimiz, aynı safta omuz omuza duruşlarımız, aynı kıbleye yönelmek, aynı Rabbe ibadet etmek ile kardeşliğimiz perçinleşti. Bu ayda kazandığımız bu birlik ve beraberliği bir ömür boyunca sürdürmek elbette kendi yararımıza olacaktır
Eğer bayramlarımızı... Büyüklerin elleri öpülecek, küçüklere bayram harçlığı... Ev ziyaretleri hal-hatırlar sorulacak... Şimdilerde bayram biraz tatil, biraz turizm şeklinde... Atılabilirse yorgunlukların atıldığı, hasretlilerin belki birbirlerini gördüğü, varsa ya da alındıysa yeni giysilerin giyildiği... Harçlıkların verildiği veya Herkesin kendine göre algıladığı bir bayram... Bayram deyince kimilerin aklına dost,akraba ziyareti, kimilerin aklına oyun ve eğlence geliyor. Televizyon kanallarında bayramın üç günü boyunca vur patlasın çal oynasın klasiğini göreceksek... Evet yitirdiğimiz içi boşaltılmış değerlerimizden biri de bayram kavramı. Her şey gibi bayramları da tüketir olduk.tükenen bizdik, tüketen de.Evet yine bayram tatiline çıkmadan kurban bayramı için tatil yerlerinde rezervasyon yaptırıyorsak veya yeni seneki bayramlarda tatilin az olduğunu düşünerek üzülüyorsak……demek ki bir Müslüman olarak yozlaşma kervanına bizde dahil olmuşuz demektir.Tabiki bu şekilde bir bayram geçirmek geleneklerimizde olmayan bir şekildir.
Her vesile ile bizleri ibadete ve ahiret amellerine teşvik buyuran Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, yılın iki bayram gecesinde kalkıp ibadet etmeyi tavsiye ederlerdi. Bu gecelerde uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi:
"Sevabını Allah'tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez."buyuruyor
Ramazan ayında orucunu tutup Allahın emrettiği şekilde ibadetlerini yerine getiren ve bayram namazını kılan biz Müslümanlar için şöyle bir müjde vardır: Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir:
"Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün sema âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir
Öyleyse bayramları tatil eylemeyelim kendimize. Koparmayalım sıla-i rahim bağını. Bayram gelmiş neyime dedirtmemek için, gidemesek de gelemesek de bir sıcak selâm gönderebiliriz herhalde
MUSTAFA DOĞAN
Gezende Köyü İmamı