Alaaddin KOÇAK tarafından yazıldı. | 30 Ekim 2008
ATALARIMIZI ŞÜKRANLA YÂD ETMELİYİZ
Gezende ahalisinin mirasçıları olarak bizler çok bahtı açık olan nesilleriz. Ebediyete intikal eden rahmetliler bize gerçekten herkesin gıpta ile baktığı imrendiği bir memleket bırakmışlar. Kendilerinin mekânı cennet olsun. Tabii güzellikleri, havası ve suları ile gerçekten yaşanası bir memleketimiz var.
Atalarımız bizlere sadece bu mirasları bırakmadılar. Köyümüzün tarihine bakıldığında bir ilim ve irfan yuvası olduğu aşikârdır. Bir yerin İlim ve irfan olabilmesi için orada yaşayan insanların üst düzeyde zekâya sahip olmaları gerekir. Evet, bizim atalarımız yüksek zekâya sahip insanlardı. Zekâ genetik bir varlık olan insanlarda nesilden nesile geçmektedir. Geçmişte yaşayıp ebediyete intikal eden atalarımızın bize bıraktığı en değerli miraslardan birisi de zekâ seviyemizin yüksekliğidir.
İnsanların sadece zekâ seviyelerinin yüksekliği elbette tek başına bir anlam ifade etmez. Bu zekânın beslenmesi içerisinin doldurulması gerekir. Zekâyı bir dağarcık olarak düşünelim, bizim dağarcığımız çok büyük ancak içerisine doğru anlamda bir şeylerin doldurulması gerekir. Bu gün köyümüzün insanlarına baktığımızda kısıtlı maddi imkânlar ile okumuş ya da evlatlarını kıt kanaat okutmuş insanlardır. Bu yokluklar içerisinde büyük başarılar kazanmış o kadar çok örnek vardır. Rahmetli Erdem Seyit Amca okumak için Gezende köyünden Silifke’ ye kadar yalın ayak yürüyerek gitmiştir. Bu ortalama 100 km. yol demektir. Acaba biz şuanda 100 metre yalın ayak yürüyebilir miyiz? Bunun gibi daha nice örneklerimiz mevcuttur.
Değişen dünya şartlarında Gezende Köylüleri olarak bizler pek maddi olarak gelişemedik. Bu geri kalma köyümüzün yeni neslinin okumasını büyük ölçüde sekteye uğrattı. Buna köyümüzün büyük yerleşim yerlerine uzaklığı ve ulaşım sorunu da etki etti. Gençler ve çocuklar okumak için büyük gayret gösterseler de maddi ve manevi anlamda gerekli desteği alamadıklarından dolayı istedikleri ya da istenilen ölçüde başarılı olamadılar.
Günümüz dünyasında en iyi yatırım insana ya da insan eğitimine yapılan yatırımdır. Bu gün köyümüzün insanlarının yaklaşık 3/4 gerek işi, gerekse yatırımları gereği köy dışında büyük şehirlerde yaşamaktadır. Köy dışında yaşayanlarımız köyümüzde yaşayanlara göre maddi imkânı daha fazladır. Bizim köyümüzün insanının zekâ seviyesi gerçekten yüksek olduğuna göre niçin çocuklarımızı daha iyi imkânlar ile okutmak için bir girişim ve gayret içerisinde bulunmuyoruz?
Bu yazıyı okuduktan sonra unutmayalım bu konuda bir çalışma başlatalım.




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için