| 22 Nisan 2008
ADIRASLI,BALLI EBE
Bilenler bilir onu bilmeyenler için:
Adı:AYŞE
Soyadı:GÜMÜŞ
Doğum tarihi tam olarak bilinmiyor tahminen 1885-1900 arası
Avurga köyünde yaşamış Gezende Köyüne iki kızını gelin vermiş, (Sofu kiraz, Gadıngız) ve de gelin almış Ayşe Gümüş
100 yıldan fazla yaşamış koskocaman bir ömür, ne yazık ki 25 şubat 2007 kaybettik koca çınarımızı,o ki:eşini erken yaşta kaybedip, beş çocukla hayat mücadelesine rağmen sapasağlam hayata tutunmaya çalışan, ağzında çıkan iki kelimeden biri dua olan herkesin sevgisini kazanmış büyük bir insandı, bazen düşünceleri insanı hayrete düşürüyordu, yaşlı olduğu için çocuklarının yanında kalırdı ama ayağa kalktı mı evinin yolunu tutardı iziraplanırdı çocuğundan, torunlarından bile .Biri bir hediye gönderdiğinde karşılığında hediye vereceğini düşünürdü o yaşında bazen bir bağcak bazen bir çıkı yapardı karşılığında, çocukları çok severdi çocuklarda onu çok severdi. Bu yüzden zaten çocuklar BALLI EBE demişler ,köylülerde adırastan gelin geldiği için ADIRASLI demişlerdir. İlerlemiş yaşına rağmen çok güçlü bir hafızaya sahipti(son 2 yıla kadar bu iki yılda da geçmişi iyi hatırlıyordu ama yakın zamanı unutmuştu doğrusu bu unutkanlığı bizi sevindirmişti çünkü torunlarını çocuklarını düşünmek onu yıpratıyordu, artık izirapta edemiyordu) bizlere seferberlik dönemini o dönemde yaşanan sıkıntıları, kardeşi süleymanın vuruluşunu yakılan ağıtları ne yazık ki biz bu yaşımıza rağmen çoğunu aklımızda tutamadık, çoğu insana nasip olmayan torununun torununu görmüş hayatında, bilenler iyi bilir onu tatlı dili ile güzel sözü ile, uzun uzun daularıyla aramızdan ayrıldı gitti. Mekanı cennet olsun. Kocasının mezarı Gezende'de Musallada (Mehmet GÜMÜŞ) bulunmaktadır. Kendi mezarı ise Avurga(Ilısu)köyünde bulunmaktadır.
Hiç şüphem yok bu sayfaya baktıktan sonra ruhuna bir fatiha okursunuz...
Yüce ALLAH Bize Nasip Etti Böyle Bir Adıraslı BALLI Ebeyi
Mekanı cennet olsun…
YAKIMLAR
Yürüye yürüye dizlerim durdu
Geldi bir gidi canıma kıydı
Yemedi İçmedi Dağların Kurdu
Ah eder Ağlarım Kaldım Kayada
Erenlerde Mezarımı Kazar mı
Geyiklerde Mezarımı Bozar mı
Ah Eder Ağlarım Kayada
Yağdı Yağmurda Doldu Denize
Katillik Kısbetin vurdu Beğizine
Al Silahımı da Dön Git Evimize
Canımdan Ne İsterdin Akranın Oğlu
Yağdı Yağmurda Doldu Mezara
12 Kaymakam 4 tane Paşa
İstinlak sorarlar yatan ileşe
Ah eder ağlarım kayada
Avurgadan gelirdin Yolum Uğradı
Bir Kurşun Geldi Ciğerimi Dağladı
Ah eder Ağlarım Kaldırım Kayada
Erenler kabrimi kazar mı Geyikler mezarımı bozar mı
Kabrim kazıldı olucak taşına
Bütün arkadaşlarım geldi hep benim başıma
Ah eder ağlarım kaldım kayada
Dağlar dağladı bizi görenler ağladı bize
Yollar yolladı bizi
Ayırdı zalim felek derde bağladı bizi
Ah eder ağlarım kaldım kayada…
Yakım
Eşmiydi Eşmiydi Gezen avcı beşmiydi
Açsan da sende beni vursan
Aynalı Martin boşmuydu..(dayıyı öldüren adam söylemiş)
MEHMET AYHAN’ a (ÇAVUŞ)
Önüme Koydular Beyaz Üzümü
Yazmam ile bağladılar yüzümü
Genç yaşımda kestiler dizimi
Ağla anam ağla kara yazıma
HÜSEYİN AYHAN’ a
Yaş odunu keseyim
Sobalara köseyim
Ben muradıma eremedim
Adı güzel Hüseyin
KIZA
Atımı bağladım yumrudan düze
Yükümü çevirdim Silemden yüze
Benden selam söyleyin kadersiz kıza
MEHMET AYHAN’ a(ÇAVUŞ)
Hem okudum hem yazdım
Dağlar koyanı gezdim
Yiten Mehmet bulunur mu
KIZI KADINGIZ ‘a
Ana yazısı kızda imiş
Onunda hepisi bizde imiş
Ne yapalım yavrum Allah’ tan geldi
HAVVA AYHAN’ a
Karşı köyde duman tütmez mi
Ana bahçenizde bülbül ötmez mi
Bu ayrılık bize yetmez mi
Deyip ağlar Havva’ m burada
TORUNLARINA
Koyun gelir kuzuyla
Ayağının tozuyla
Ne gezersiniz burada
Çifte çifte kuzuyla
EV HALKINA
Evimiz bakar tiprise
Bir tahı gelmem ben size
Sözlerin yadigar galsın size
AYŞE ŞAHİN’ e
Ayşem aşıkların ceylanı
Kaşı dursun gözü yazar fermanı
Sende bu güzellik varıken
Bende de bu gençlik varıken
Sürelim demi devranı
KALK GİDELİM SEVDİĞİM
Bende isterdim Seninle Gitmeyi
Çayır çimen içinde koyun gütmeyi
Soğuk su Başlarında sohbet etmeyi
Gözlerim görmez oldu borandan kıştan
Benim yavrularım desteli kuştan
Taranmış zülfünü elinde aynası
Bakıp gider bir elleri kınalı
Kalle gidelim bizim yaylaya doğru
Yarından ayrılması ne müşgül ağrı
Deyip gider elleri kınalı
Kalk gidelim sevdiğim bizim yaylaya doğru
Kaşları kara kirpiği nuri yardan
Ayrılması ne müşgül ağrı deyip gider bir elleri kınalı
Kalk gidelim bizim yaylaya doğru
Deli gönül gül gönderir buram buram dostuma
Al çintigen Aktoğun üstüne
Döküp gider Bir elleri gözleri sürmeli kınalı
Benim sevdiğim güzeller hası
Duduya kumruya gel eyler sesin…



